Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Pia Mater - Arachnoid Mater

                                          Pia Mater, Serkan Karaismailoğlu,2019   Son dönemde çıkan Türk yazarlı oldukça heyecan verici kitap serisinin ilk kitabı Pia Mater. Bu kitap 2000’li yıllarda gelişmeye başlayan yeni bir roman türü olan nöro-roman örneği olarak kaleme alınmış. Oldukça bilimsel gerçeklere dayandırılmış bu kitapta verilen her bilgi referanslarla desteklemiş. Hatta, bazı konular o kadar heyecan verici ve merak uyandırıcı ki gidip o referansa bakıp incelemek isteyeceksiniz. Beynimizin büyüleyici gücü harika bir hikayeyle süslenip püslenmiş. Kişisel olarak hali hazırda bildiğim bazı bilimsel ve fizyolojik gerçekleri böyle harika bir hikayenin içerisinde okumak bana heyecan verdi. Çok nadir de olsa sinir bilimine atıfta bulunmak için küçük zorlamalar var ancak verilen bilgiler asla ders notu kıvamında değil, aksine çoğunlukla oldukça güzel y...
En son yayınlar

AZ, Hakan Günday

  AZ Hakkında söylenecek çok söz olan ama adı AZ olan kitap. "Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler." kitabın sonundaki o çarpıcı paragrafla başlamak istedim, çünkü bu kitap A ve Z gibi birbirinden uzak iki Derda'nın yollarının çakışma hikayesi. Biri kadın biri erkek. Ama ikisinin de hayatı zor. Hatta okuması bile zor. En sonunda onları hayata bağlayan, yaşamak için bir amaç veren yazar sayesinde iki Derda'nın yolları bir olur.  Kadın Derda'nın hayatı. Nasıl anlatsam acı bir biberi yemek gibi. Belki de gerçek hayatta karşılaşılabilir olduğundan bu kadar yürek burkucu. Daha 11 yaşındayken oku...

"KÖRLÜK"

Portekiz'in en tanınmış yazarlarından olan Jose Saramago ’nun kaleme aldığı Körlük kitabı, insanlığın ve demokrasinin insanın var oluşu karşısındaki çaresizliğini anlatıyor. Yitirilen görme duyusuyla tüm insanlığın ve düzenin nasıl çürüyeceğini gözler önüne seren bu kitap, insanın acizliğinin de altını çizmektedir. Kaotik bir ortamda ortaya çıkan insanlığın karanlık yüzü akıcı bir dil ve kuvvetli betimlemelerle anlatılmıştır. Kitap, tüm şehre yayılan körlüğün bir adamın kırmızı ışıkta beklerken kör olmasıyla başlar. Bu ilk kör adama yardım eden adamın, ilk körün arabasını çalmasıyla görme duyusunun yitirilmesiyle başlayacak olan toplumsal dejenerasyonun ilk sinyali verilmiş olur. Körlük bilindiği üzere zifiri bir karanlık değildir bu sefer, tam tersine bembeyaz bir ışık kümesidir. Kör adam hemen bir doktora götürülür, ancak doktor bu duruma hiç anlam veremediği gibi bir çözüm de bulamaz. Bilmedikleri bunun bulaşan bir hastalık olduğudur. Dünyası bembeyaz ışıklara gömülen ...

Yaşamdan bir mesaj var..

Duruyorum .. Duruyorum.. Durup bir dinliyorum.  Farkına varıyorum . Doğanın, yaşamın, nefesin, enerjinin, evrenin bir parçası olduğumun farkına varıyorum. Esen rüzgarla oynayan bir yaprağı izliyorum. Hayranlık duyuyorum. Yaşayan her canlıya  sevgi  besliyorum. Her şeyin  bağlı  olduğunu,  bir  olduğunu biliyorum. İnsanları sadece kendi yaşamını sürdürmeye gayret eden, ama içinde yaşadığı doğayı yok ederse kendini de öldüreceğini bilmeyen bir  virüs  gibi görüyorum. O yüzden anlıyorum. Bu son yaşanan şeyin  doğanın bir silkinişi  olduğunu anlıyorum. Çok alttan aldı bizi, kendinden çok verdi, belki bir gün akıllanırız diye çok bekledi. Ama olmayınca o da kendi çözümü üretti. Biz şimdi buna ‘ corona ’ veya biyolojik adıyla Covid-19 diyoruz. Ben hangimiz gerçek bir virüs onu bile bilmiyorum. Biz duramadık ya, dinleyemedik içimizde yaşadığımız dünyayı, o şimdi bizi kendini dinlemeye mecbur ediyor. Hala bunun altında yatan sebepleri anla...

Mülksüzler (Dispossessed )

Mülksüzler, 1974 yılında Amerikan yazar Ursula K. Le Guin tarafından yazılmış ütopik bir bilim kurgu romanıdır. Ursula bu kitabıyla Hugo ve Nebula ödüllerini alıyor. Sevgili arkadaşım Zeynep'in   bana hediyesi olan bu kitap, o kadar bilgi ve fikir doluydu ki hem özetini çıkartma hem de paylaşma ihtiyacı duydum. 1974 yılında yazılmış bir kitabın bugünün dünyasına ayna tutması gerçekten etkileyici. Tam da bu sebepten bir klasik. Zamansız bir kitap. Çünkü terazinin ayarını ne kadar yaparsak yapalım insanoğlu özünde hep aynı. Bir toplum kurallara ve yönetime ne kadar karşı olursa olsun, insanlar içgüdüsel olarak birilerini öncü seçip kurallara uyma eğilimdedir.   Her zaman da o kurallara uymakta zorluk çeken, aykırı ama cesur, aynı zamanda öncü insanlar olacaktır toplumda. İşte evrimleşmemizi, o düzeni bozan, çemberi kırabilenler sayesinde tamamlayacağız. Kitapta anlatılan Tau Ceti'den türeyen ikiz dünyalar var. Biri Urras, mülk sahibi insanların kapitalist bir yaşam sürdükl...

3 günde KAŞ'ı alem

Bayramda nereye gitsek diye düşünürken bir anda kulağıma fazlaca çalınan, bu sene çoğu arkadaşımın tercih ettiği Kaş geldi aklıma. Dalış yapma fikri de hoşumuza gitti. Giden arkadaşlarım hep çok güzel geri dönüşler yaptı. Bir değişiklik olması için Ankaradan o koca yolu göze alıp Kaş'a gitmeye karar verdik. Bookingden çok tatlı bir otel buldum; ' UpperHouse Hotel '. Ancak oteli arayıp rezervasyon yaptırınca fiyatı totalde 200 tl daha uyguna geldi. Otel şehir merkezinin tam göbeğinde çok mu çok tatlı bir dekorasyonu olan cici bir butik otel. Retro tarzı sevenler için ideal. Oldukça lüks döşenmiş. Bizi limonatalar ve gülen bir yüzde karşıladılar. Çalışanları çok nazik ve güler yüzlü. Merkezde olduğundan dolayı arabayla ulaşımı mümkün değil, belli bir mesafeyi yürümeniz gerekiyor. Tabi merkezin sesli olduğunu tahmin edebilirsiniz. Ayrıca odalar da (en azından bizim kaldığımız) epeyce küçüktü. Lavabo odanın içinde yatağın ucundaydı, ve tuvalet banyoda camla bölünmüş bir şekild...

Şeker Portakalı- Jose Mauro De Vasconcelos

Şeker portakalı ağızda acı bir tat bırakan ama yedikçe yemek istenilen bir kitap. Vasconcelos yıllarca içinde büyüttüğü çocuğu 12 günde hayata getirmiş. Bu kitabı yıllar önce çocukken okumuş ve bir köşeye atmıştım. Geçen gün tekrar hatırlamak istediğime karar verdim ve tozlu rafından aldım. Büyük bir hevesle başladım Zeze'nin hayatını okumaya. Kesinlikle elinizde varsa bir kez daha hayatta edindiğiniz deneyimlerle okunması gereken bir kitap. Bu sefer çok farklı tatlar verdi bana. Zeze'nin acı dolu hayatını okurken yüreğiniz burkuluyor ve içinde barındırdığı saflık ve iyilikle gözleriniz doluyor. Çocukken kurduğumuz hayalleri özleyen benliğimize serin sular serpiliyor. Tekrar dönüyorsun çocukluğuna, o sonsuz hayal dünyasına. Kitabın anlatımının ne kadar güzel olduğunu unutmuşum. Bir çocuğun kurduğu hayaller sanki gerçekmiş gibi anlatılıyor ve böylece seni o hayallerde kaybolmaya zorluyor. Elini uzatıp yardım etmek istiyorsun Zeze'ye o kadar acı çekiyor. Bu kadar ac...